Kitap listeleri

52ff0566f1634a134e00096d_space.jpg

Sevdiğimiz yazar, müzisyen, sanatçı kim varsa hayatlarını değiştiren 10 kitap soruyoruz. Illustrasyonlar Hilal Kosavalı’dan.

53b1d0931d17af92450a106b_mesela.jpg
Sean Bw Parker Istanbul'da yaşayan bir müzisyen ve şarkı yazarı. Scorpio Rising adında bir grubu var, Pixies'i seviyorsanız kesinlikle tavsiye ederiz dinlemenizi.

Sean geçenlerde IstanbulDogs adı altında bir albüm çıkardı, Istanbul'da müzik yapan ve sevdiği grupların şarkılarının olduğu. (Bir sonraki B.O.G'da çalacak olan Allen Hulsey'in de bir şarkısı var!)

İlerleyen günlerde Sean'la daha çılgın şeyler yapma niyetindeyiz, şimdiyse en sevdiği 10 kitap listesini sunuyoruz.
 
Bu da IstanbulDogs albümü
1. Jude The Obscure - Thomas Hardy

2. Down and Out in Paris and London - George Orwell

3. Nausea - Jean Paul Sartre

4. Thus Spake Zarathustra - Friedrich Nietzsche

5. Abraxas - Herman Hesse

6. Under Milk Wood - Dylan Thomas

7. Camera Lucida - Roland Barthes

8. Shakey - Jimmy McDonough

9. L'Etranger - Albert Camus

10. London Fields - Martin Amis
53b1d5631d17af92450a10cf_BIZ2.jpg
Biz Grubu Mehmet Güren, Ozan Tekin, Ecenur Güder ve Berkay Küçükbaşlar’dan olusuyor. 
Albert Camus - Yabancı 

Birden fazla kez okuduğum yegane kitaptır. Çok fazla kitap okuyamayan bir adamı bile defalarca kez içine sürüklemiş olması, dışarıda kalmayı, hissizliği, inançsızlığı ve zeminsizliği bu denli güçlü bir şekilde tasvir etmesi ve hayatta üzerine sağlam bastığımı düşündüğüm bir çok taşı yerinden oynatması sebebiyle benim için en özel kitaplardandır.

Barış Bıçakçı - Bizim Büyük Çaresizliğimiz

Önce filmini izleyip sonra romanını okuduğum bir eserdir kendisi. Filmi ayrı, kitabı ayrı yaralamıştır. “Hatırlama” eylemine apayrı bir noktadan bakması, “dostluk” ve “aşk” kavramlarına olan naif ama bir o kadar gerçekçi tokat gibi yaklaşımı, değil cümlelerin, kelimelerin bile ayrı ayrı özenli seçilmesi ve müthiş bir akıcılıkla yazılmış olması da özellikle yazara olan sevgi ve saygımı kat be kat artırmıştır. Bu kitabın herhangi bir yerinde öyle kocaman aynalar var ki, her okuyan en az bir kere kendini görür bence bu kitapta. Kitaptan beni etkileyen cümlelerden bir tanesi ise şudur: “…Kavramlar hayatı en üst imkanlarına genişletmenin araçlarıdır… ”

Markus Vater - At The End Of The World

Hannover’de bir kitapçıda tesadüfen karşıma çıkan, içinde müthiş minimal illüstrasyonlarla çizerin/yazarın kendisinin dünyanın sonu geldiğinde insanların ne gibi durumlarla karşılaşacağını fazlasıyla distopik bir dil ve çizimle anlattığı, oldukça yaratıcı ve düşündürücü saptamaların olduğu bir illüstrasyon kitabı. Kitaptaki gözlemlerden biri şöyle : “Dünya’nın sonu geldiğinde, gözyaşının uçuş paternini açıklayan bilimsel bir formül bulacaksın!”

Italo Calvino - Zor Sevdalar

Calvino'nun ülkemizdeki yeni temsilcisi diğer bütün öyküleri tek bir kitaba yığıp, 18 kiloluk bir gülle halinde pazarlamakta olduğundan aslında "Zor Sevdalar" kitapçılarda bulamayacağınız bir hikaye kitabı. Calvino'nun yüksek empati sonucu oluşturduğu absürt tespitler, dozajı çok dengeli bir mizah ve beklenmedik bir anda, bağlaç bile olmaksızın tepetaklak olan durumlar. Araya karışmış gibi gözüken tek bir küçük cümle, bana o anda kitabı bıraktırıp şuhu içinde dolaşmama sebep olduğundan Zor Sevdalar'ı çok uzun sürede okudum. İlham vericidir, o yüzden halen çoğunlukla yanımda taşırım.

Amin Maalouf- Semerkant

İlk olarak anne tavsiyesiyle okunmuş bir daha da kitaplığa kaldırılmamış, evde elden ele, tekrar tekrar okunan kitaptır.11-12. Yüzyıllarda yakın doğuyu roman tadında anlatır. Bizim coğrafyamızda yaşayan herkes bu kitabın içinde yaşam, insanlık, din, ilişkiler, sanat, bilim, savaş ve kendin olmakla ilgili unutamayacağı şeyler bulacaktır. Bana kardeşimin adını kazandırmıştır. Okurken ara ara da Ömer Hayyam’ın rubaileriyle çarpılırsınız, güzel olur..

Halil Cibran- Ermiş (the prophet)

Ara ara açıp okumak gereken kitaptır. Hayata dair 26 konu vardır: Aşk, çocuklar, evlilik, para… Ermiş kendi fikirlerini benzetmelerle anlatır, aydınlatır, karışıklıkları çözer, en azından benim için.

Aldous Huxley - Cesur Yeni Dünya (Brave New World)

Tutkudan, korkudan, bireysellikten arındırılmış bir toplumu anlatan kitapta etkileyen ve korkutan şey, toplumsal istikrar düşüncesinin bizi götürebileceği noktadır. Ağzınız açık okursunuz bu kitabı, adeta öğretir bu topluma ulaşmak için gereken bilimsel, sosyolojik süreçleri. Genetik bilimi, uykuda öğretim, şartlandırmalarla seçilerek üretilen bu toplumun bir parçası olmak ister miydiniz okuyup karar vermeli.

Bazı konularda okumaya başlayınca çorap söküğü gibi düşünceler birbirini takip eder. Bir noktadan sonra okuduğunuz her şey kafanızdaki kuramsal soruya cevap veriyor hale gelir. Bu çok sürükleyici, biraz da tehlikeli bir süreçtir çünkü sonsuz doğrulama girdabına girmekten kaçınmak gerekir. Huxley ile tam da böyle bir tematik okuma döneminde karşılaştım ve bana tam da kafamdakileri söylüyordu. Distopya türüne ilgim de sonrasında devam etti.

Ray Bradbury - Fahrenheit 451

İtfaiyecilerin yangın söndürmeyip kitap yakarak yangın çıkardığı, dolayısıyla kelimelerin anlam kayması yaşadığı bir dünyadayız. Elbette bunun, halkın güvenliğini sağlamakla yükümlü polislerin, parasına para katmak isteyenlerin tarafında yer almasıyla, halkını coplayarak, gazlayarak, hatta onlara ateş ederek, can güvenliğini doğrudan tehlikeye atmasıyla alakası yok. Ve Bradbury alttan alttan der ki, çöpkültürle tıkabasa doldurulan, tekdüzeleşen, özgür iradesi olmayan insanlar kendi sansürlerini kendileri yaratırlar. Fahrenheit 451, aynı dönemlerde üretilmiş diğer distopyalara kıyasla benim için daha heyecan verici; güzelliğini duruluğundan, kasıntısızlığından alıyor. Bu yalınlık içinde derinliği ise her cümlenin içine saklamış, belki de geleceğe yakılmadan taşınması içindir.

Ali Artun - Çağdaş Sanatın Örgütlenmesi / Estetik Modernizmin Tasfiyesi

90'lardan başlayarak Türkiye'de ve Dünyada oluşan Çağdaş Sanat furyasıyla oluşan sanatın neden bu denli iyimser olduğu, neden en yüksek fiyata satın alınan eserin en harika "iş" olduğu, kültürün nasıl şirketlerin himayesinde özelleştiği, eleştirinin nasıl anlamını yitirdiği bu kitapta gayet açık bir dille, kaynaklara dayandırılarak ortaya konuyor. Ali Artun, sanatın güncel durumuyla ilgili tanımlayamadığım rahatsızlıkları cesur bir şekilde tek tek tanımlamayı başarmış olduğu bu kitabıyla bana yeni bir ufuk açtı ve sanata bakış açımı şekillendirdi.

Kafka-Dava

2004 veya 2005'te ilk kez elime alıp bitiremediğim, daha sonra, bu kez Ceza Sömürgesi ile birlikte okuduğum, çok fazla yeniden okumaya açık bir kitap. Sade bir ruh karartısından öte çok temel kavram sorgulamalarının da önemini anlattı. "K.'nın saptanabilen suçları; sevgisizliği, mesleğine karşı gerçek ilgi duymayışı, 'yaşamsal güçsüzlüğü'..."

Hesse-Gertrud

Bu kitap kafamda öylesine samimi bir his ile bütünleşti ki sonundaki gidişatını beğenmesem de sevmiş bulundum bir kere. Hesse’nin içsel yolculuğuna müziğin insan hayatındaki özgün rolü üzerinden ve çok naif bir adam ve çok naif bir kadın eşliğinde tanık oldum. Kategorik olarak sevmediğim oryantalist hislerinin ise samimiyetine bir şekilde inandırdı beni.
53b1d70e605deb48495abf28_ceren.jpg
Ceren Şehirlioğlu Mühim Şeyler adında bir blog yazıyor. İçinde çok komik ve güzel yazılmış birkaç roman da taşıdığını düşünüyoruz, blogundaki konuların çeşidi ve onlara baktığı farklı açıları göz önüne alırsak. 
Listesi de ne kadar güzel, okuduğunuzda tüm bu kitapları okumak isteyeceksiniz. Biz istedik!

www.muhimseyler.com
Anna Karenina - Lev Tolstoy

Benim için edebiyat tarihinin en güçlü giriş cümlesi şu: "Mutlu aileler birbirlerine benzerler. Her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır." Tolstoy’un müthiş edebi kabiliyetleri yutkunmaya izin vermeden sürükleyen bir dramın içinde yeşeriyor.

Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi - Ayfer Tunç

Ayfer Tunç bizim zamanımızın en parlak edebiyatçısı. Kurgu kabiliyetine, şaşkınlık verici gözlem yeteneğine her kitabında hayran kalıyorum. ‘Deliler Evi’ onun ışıltılı yeteneğinin zirvesi. Gülüncün içine saklanan taşra sıkıntısı, neşenin içinde esksik olmayan karanlık tarifsiz güzel.

Masumiyet Müzesi - Orhan Pamuk

Orhan Pamuk’un onca büyük romanı arasında beni mahveden işte bu küçük aşk hikayesi oldu. Masumiyet Müzesi benim için ‘sırtüstü yüzmek’ bölümüyle hafızamdan silinmeyecek bir sızı. Kemal’in denizde kulaç atarak unutmaya çalıştığı her şey, dönüp tekrar tekrar okudukça kalbime çöküyor.

Yüzüklerin Efendisi - Tolkien

Ben fantezi edebiyatına Tolkien’le girmedim. David Eddings’le başladım. Ama Eddings kapıyı araladıysa, Tolkien denizleri yarmıştır. Hayatımı, edebiyat algımı, hayalgücümün evrimini yüzde bir milyon Orta Dünya’ya borçluyum.

Cesur Yeni Dünya - Aldous Huxley

Bu kitabı ilk okuduğumda 17 yaşındaydım. Ütopya kelimesiyle yeni tanışıyorken, distopyanın kucağına düşmek unutamayacağım bir aydınlanma anıdır. Biraz daha aklım erdikten alfa, omega, epsilonu yeniden ziyaret ettim ve hala yazılmış en iyi bilimkurgulardan biri olduğu konusunda iddialıyım. Oh Ford!

Çavdar Tarlasındaki Çocuklar - J.D. Salinger

Holden’ın edebiyat tarihinin en ünlü anti-hero’larından biri olduğunu söylemeye gerek yok. Ben New York maceralarını yaptığı türlü denyoluğa sinirlenerek, ergen saftirikliğine gülerek, bazen içim sıkılarak, onunla birlikte viski içerek okudum. 

Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel Garcia Marquez

En iyi giriş konusunda Anna Karenina ile yarışır. ''Dünya daha öylesine çiçegi burnundaydı ki, birçok şeyin adı yoktu ve onlardan bahsederken parmakla göstermek gerekiyordu'' diye ilk sayfadan baş döndürür.

Kendine Ait bir Oda - Virginia Woolf

Ne olursa olsun bir şekilde yazmam gerektiğine ikna eden ilk kitap.

Çoluk çocuk - Patti Smith

Sanki Patti ile cam kenarında iki koltuğa oturduk, kahveyle başlayıp şaraba döndük. Güneş doğana kadar cır cır gençliğimizi konuştuk. Ağacın dibine gömdüğümüz çocukluk hazinemize ne oldu acaba?

Huzur - Ahmet Hamdi Tanpınar

‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün popüler gölgesi altında ‘Huzur’un çok içe dönük, derinlikli bir sükuneti var. Hala başucumda duruyor, bazı sayfalarını şiir okur gibi Tanpınar’a bir daha hayran kalarak tekrar tekrar okuyorum.
53b1d804fa76d7a95c490784_elif.jpg
Elif Varol Ergen'in işlerine ilk Contemporary Istanbul sanat fuarında denk geldik, resimlerindeki canlı renkleri ve absürd sahneleri çok sevdik, çok garip ve çekici bulduk resimlerini. 

Elif'in çizimleri çocuklara aileleri tarafından uygulanan şiddete ve çocukların da büyükleri tarafından şiddet dilini öğrenme anlarına odaklanıyor. 

http://www.elifergen.com/
1. “Akira 1,2,3,4,5,6”, Katsuhiro Otomo (Manga),

2.“Murakami”, Takashi Murakami (Art Book),

3.“Divertimento for a Martyr”, Takato Yamamoto (Art Book)

4.“Shoboshobo”, Mehdi Hercberg (Art Book)

5.“Chimushi”, Toshio Saeki (Art Book)

6.“Bütün Hikayeleri 1,2,3,4,5”, Edgar Allan Poe

7.“Sanat ve Sanatçılar Üzerine”, Sigmund Freud

8.“İmaj”, Kevin Robins

9.“Korkunun Güçleri İğrençlik Üzerine Deneme”, Julia Kristeva.

10.“Yaratma Cesareti”, Rollo May
53b1d8d6ddca344949a6d89f_aysedeniz.jpg
AyseDeniz GOKCIN çok yetenekli bir piyanist. Klasik müzik eğitimini aldıktan ve dünyanın birçok prestijli salonunda konserler verdikten sonra, bir gün Pink Floyd'u Liszt usulü yorumlamaya karar verdi. Biz de onu bu şarkılarıyla tanıdık. Ve onunla çok gurur duyduk.



Ayşe'nin YouTube kanalı
Gül'ün Adı - Umberto Eco

James Joyce - Ulysses 

Robert Schumann'in mektuplari

Yabanci - Camus 

Metamorphosis - Kafka

1984 - George Orwell

Peri masallari - Hermann Hesse 

Harry Potter 1-5 - JK Rowling

Breakfast with Lucian: A Portrait of the Artist, - Geordie Greig

Ilahi Komedya - Dante
53b1d9d2fa76d7a95c49078f_murat.jpg
Murat Germen MIT'de mimarlık okuduktan sonra kendini ifade etmek ve ilginç bulduğu şeyleri araştırmak için fotoğraf çekmeye başladı. Ona sadece fotoğrafçı demek yanlış olur ama; kent planlaması, tasarım ve mimarlıkla ilgili de aynı zamanda, üstelik Sabancı Üniversitesi'nde fotoğraf, sanat ve yeni medya dersleri veriyor. (Duyduğumuz kadarıyla da çok sevilen ve saygı duyulan bir hoca.) 

Fotoğraflarında mimarlık geçmişini yansıtan bir muazzamlık hissi var, Muta-Morfoz serisinde her gün görmeye alıştığımız binaları dijital metodlarla neredeyse organik gözüken kolonilere çeviriyor, Obscura Lucida'da gitme isteği uyandıracak kadar huzurlu manzaralara hayaletler ekliyor... Yarattıklarından vizyonu olan birisi olduğu anlaşılıyor, biz de ondan bir liste istedik ve severek katkıda bulundu. Murat Germen'in en etkilendiği 10 kitabın listesi:

Web sitesi: http://muratgermen.com/

TRT için verdiği bir reportaj: 








- Kırmızı Balon, Albert Lamorisse / direnmeyi hatırlatır

- Martı Jonathan Livingston, Richard Bach / özgürlüğü anımsatır

- Bozkır Kurdu, Hermann Hesse / bağımsızlığı hatırlatır

- Memleketimden İnsan Manzaraları, Nâzım Hikmet / memleketi hatırlatır

- Fiziğin Tao'su, Fritjof Capra / doğu'nun batı'ya göre olumlu yanlarını hatırlatır

- Şibumi, Trevanian / gençliğimi hatırlatır

- Eminim Şaka Yapıyorsunuz Bay Feynman, Richard Feynman / dehayı hatırlatır

- Dune, Frank Herbert / suyun önemini hatırlatır

- Foucault Sarkacı, Umberto Eco / tarihin bir kurgudan ibaret olduğunu hatırlatır

- Tarihi Yargılıyorum, Gündüz Vassaf / Dogmalara karşı durmayı hatırlatır
53b1da64fa76d7a95c490793_semih.jpg
Semih Gümüş Türkiye'nin en üretken edebiyatçılarından biri: Notos dergisinin genel yayın yönetmeni, Radikal Kitap'da köşe yazarı, sayılamayacak kadar çok kitabın ya yazarı ya da editörü! Bir zamanlar ciddi ama mütevazi olan Notos Dergisi o başa geçtikten sonra daha bir iddialı oldu, raflarda dikkat çekiyor ve merak uyandırıyor. Semih Bey'e Facebook'dan ulaştık, çok yoğun olmasına rağmen hemen sonraki gün bize listesini ulaştırdı, mutlu etti bizi desteğiyle:

Semih Gümüş'ün kitapları için
Radikal'deki yazıları
Notos dergisinin sitesi
-William Faulkner, Ses ve Öfke

-Virginia Woolf, Mrs Dalloway

-G.G. Márquez, Yüzyıllık Yalnızlık

-Yaşar Kemal, Demirciler Çarşısı Cinayeti

-Vüs'at O. ener, Dost-Yaşamasız

-Ferit Edgü, Leş

-Karl Marx, 1844 El Yazmaları

-Roland Barthes, Yazının Sıfır derecesi

-Fredric Jameson, Modernizm İdeolojisi

-Paul de Man, Körlük ve İçgörü-Çağdaş Eleştirinin Retoriği Üzerine Denemeler
53b1db15edb179ab5c774bb6_tanil.jpg
Tanıl Bora futbol yazılarında Çehov'dan alıntılar yapan bir spor yazarı. Entellektüel kelimesi bugünlerde çok sık kullanılmaktan değeri azalmış olsa da, Tanıl Bora'yı anlatırken gerekli bir kelime. Spora çok ilgi duymasanız bile yazılarındaki tutku sizi dünyasının içine çekiyor. 

Onunla Robinson Crusoe'nun zor zamanlar geçirdiğini açıkladığı günlerde tanıştık, İletişim yayınlarından beğendiğimiz birkaç yazara mail atmıştık bir yardım etkinliği düzenlemek için, cevap atanlardan biriydi o da. Ankara'da yaşadığı için denk getirememiştik, ama liste projemizi anlattık ve o da çok kibar bir dille seve seve yardımcı olacağını anlattı. 

Radikal'de spor yazarı olmanın yanında İletişim yayınlarına hem editörlük yapıyor, hem de kentsel dönüşümden milliyetçiliğe kadar çeşitli konularda bir sürü kitabı var. Umarız bir gün yolu İstanbul'a düşer de ona e-mail'larındaki kibarlığından ve samimiyetinden dolayı teşekkür edebiliriz, Erbil'in yaptığı ve yüzünün olduğu bir yastığı hediye ederiz, Kerem futboldan hiç anlamamasına rağmen boşboğazlık eder. Buyrun, Tanıl Bora'nın en sevdiği on kitap!

Tanıl Bora'nın Radikal'deki yazıları

İletişim yayınlarındaki sayfası




J.C. Scott: Tahakküm ve Direniş Sanatları/Gizli Senaryolar
Bangır bangır muhalefetin, yalınkılıç başkaldırının yanı sıra, “sinsi”, ayak sürüyen, arkadan nanik yapan bir direniş stratejisinin bu dünyanın ezilenleri arasında ne karda derine kök saldığını, bu geleneği ciddiye almak gerektiğini anlatır. 

Jacques Godbout: Armağan Dünyası 
İnsan ilişkilerinde armağan alıp vermenin, böylece oluşan armağan döngüsünün nasıl tarihsel, hayatî ve güzel bir yeri olduğunu anlatır. 

Joel Kovel: Tarih ve Tin 
Maneviyatın ve ahlakın tekelinin dinde olmadığını, solun da manevi meseleler üzerine söyleyecek bir çift özünün olduğunu anlatır. 

Gordon Childe: Kendini Yaratan İnsan 
Adı üstünde: İnsanın uzun tarihi boyunca nasıl kendini var ettiğini, nasıl durmaksızın dünyayı ve kendini değiştirdiğini anlatır; en yalın haliyle insanlık tarihidir. 

Wilhelm Reich: Dinle küçük adam 
Özel bir kötülük gütmeyen, sıradan insanların, orta sınıfın kendi halinde mensuplarının nasıl ırkçılığın ve faşizmin cezbesine kapılabildiğini anlatır. 

André Comte-Sponville: Büyük Erdemler Risalesi 
Aklınıza gelebilecek bütün erdemlerin, bütün “iyilik” değerlerinin neden iyi olduğunu, bunları önemsemenin bize gerçekten ne kazandıracağını anlatır. 

Oğuz Atay: Tutunamayanlar 
Kendi tabiriyle “Türkiye’nin ruhunu” anlatır; bilhassa tahsilli, şehirli “insanımızın” dertlerini, buhranlarını, komplekslerini, açmazlarını, hem acımasızca hem şefkatle, hüzünlü bir mizahla anlatır. 

Nick Hornby: Futbol Ateşi 
Büyüme sancılarını, başarıyı-başarısızlığı, mutluluğu, hayal kırıklığını, aşkı, yalnızlığı, depresyonu, hayatın her bir çehresini, futbola dolayarak anlatır 

Karl Marx: Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’i 
19. Yüzyılın sınıf mücadelelerini müthiş bir analitik zekâyla anlatır ama neyi anlattığı kadar nasıl anlattığı önemlidir; siyasal analizin basbayağı “edebiyat” olabileceğini gösterir 

Barış Bıçakçı: Bizim Büyük Çaresizliğimiz 
Arkadaşlık ve aşk üzerine küçük bir roman suretinde, bir ayrıntılar ve incelikler atlasıdır 
53b1dc3eedb179ab5c774bfb_bulent.jpg
Ölü Ozanlar Derneğindeki Robin Williams karakterini hatırlıyor musunuz? İlginç, öğrencileriyle arkadaş olan, hem sevilen hem saygı duyulan öğretmen karakterini? Bülent Somay da Bilgi Üniversitesi'nin Robin Williams'ı, sadece avuçları o kadar kıllı değil ve Freud üzerinde daha fazla bilgili. Derslerinde rüyalar analiz ediliyor, eski sevgililer anlatılıyor, Oedipus referanslarının yanında Woody Allen da konuşuluyor. 

Aynı zamanda da popüler kültür ve psikanaliz üzerine kitapları var, ve uzun yıllar Radikal'de köşe yazarlığı yaptı. Hem gerçek dünyada hem de akademik dünyada başarılı olan ender akademisyenlerden.

Önceki gün Bülent Somay'ın Santral kampusündeki ofisine uğradım. Radyo cızırtılı bir şarkı çalıyordu, saykodelik bir ağıt gibi. Yan masadaki iki asistan bilgisayarlarında izledikleri bir şeye gülüyorlardı, ve Bülent Somay kolları ve boynu renkli dövmelerle kaplı şirin bir kıza Avrupa'da nerede doktora yapabileceğini anlatıyordu. 

Ben de kütüphanesindeki kitapları karıştırdım, diyalogları bittiğinde de top 10 listesi yapmasını rica ettim. "YAPAMAM!" dedi. "Niye?" diye sordum. "O kadar çok kitap var ki, ne 10'u?" diye cevapladı o da. Haklı olduğunu söyledim, ama bu listeye bir fotoğraf gibi bakabilirdi, değişmez ve somut bir bildiriden çok beyninin edebi kısmının bir fotoğrafı? Biraz daha yalvardıktan sonra ben, bir Word dosyası açtı ve sadece iki elinin başparmağını kullandığı orijinal bir teknikle yazdı. 

Bülent Somay'ın kitapları
Radikal'deki köşe yazıları
1. What is Madness. Darian Leader

2. Earthsea Quintet. Ursula K. Le Guin

3. The Dispossessed. Ursula K. Le Guin

4. Midnight’s Children. Salman Rushdie

5. The Body. Hanif Kureishi

6. The Man in the High Castle. Philip K. Dick

7. Looking Awry. Slavoj Zizek

8. Encore. Jacques Lacan

9. The Dialectic of Sex. Shulamith Firestone

10. The Communist Manifesto. Karl Marx & Friedrich Engels

Bize Yaz

Pek çok alanda yardımcı olabilirsin. Röportajlarda, yeni yazarlar keşfetmekte, paylaşımı arttırmaya. Video, illustrasyon, web, çeviri, yazı, sosyal medya, fotoğraf neler yapıyorsan BookSerf’e büyük katkıda bulunabilirsin. Çılgın projelerimizin devamı için Asmalı Mescit'teki atölyemize de bekleriz. 

Olley! Hemen bakıyoruz.

Oops! Something went wrong while submitting the form :(

  • Atölye

    BittiGitti
    Asmalı Mescit Cd. Nil İş Hanı no 16 d/115-A Beyoğlu/Istanbul

  • email

    info@bookserf.com